29 Mayıs 2009 Cuma

Londra'nın En Sıcak Günü

Böyle bir günde ne evde, ne işte, ne de kapalı bir yerde durulur. Bugün nasıl bir gündü nasıl anlatsam? Bu video sözlerimden daha iyi ifade eder mi beni? Soldaki çifte dikkat edin.
video

Ilk olarak sigarayı bıraktıktan sonra hala koku alma yetimin gelisiyor olmasina bir kez daha sasirarak derin derin nefes aldim ve boğazın navi sularına bakamasam da Thames'in çamur renginde ancak güzel kokan sularına baktım.
Thames üzerine yazılmış şiir sayısı Boğaziçi'ne yazılmış şiir sayısından çok mudur gibi bir sorunun cevabını merak ettim, TS Eliot'un Thames üzerine yazdığı dizeleri yeni okumuş olmamın rastlantı mı olduğunu ve demek kuzguna yavrusu şahin görünür lafını Thames'in bulanık sularına bakarken düşünmek de varmış diye düşündüm...
...The nymphs are departed,
And their friends, the loitering heirs of city directors;
Departed, have left no addresses.
...
Sweet Thames, run softly till I end my song,
Sweet Thames, run softly, for I speak not loud or long.
But at my back in a cold blast I hear
The rattle of bones, and chuckle spread from ear to ear.

Sanatı düşünmeye başlamışken kendi şarkısını söyleyen kemancıya hayran oldum ve açıldığında tek fermuar haline gelen, eski Londra'li arkadasimin hediye ettiği bozuk para çantamda ne kadar bozuk para varsa hepsini kemancının kendisine bıraktım.

Rizla duvar yazılarını takip ettim bu sırada Londra'nın kaldırım taşlarında kaç litre üre buharlaşmıştır acaba diye düşündüm. Konu tamamen Rizla'dan bağımsız, yazılar kuytu yerlere yazılmış...

Tate Modern'a girmek üzereydim ki ağaçların arasından geçmek istedim, Millennium Bridge üzerinde tekerlekli sandalyede garip bir alet çalmakta olan adamı seyrettim ve o garip aletle bile nasıl bu kadar güzel ses çıkarabildiğini merak ettim. Bu sıralar anlam veremediğim bir derinlik içinde olmamın yaydığı enerji nedeniyle sanırım, bir anda göz göze gelmemiz ve birbirimize gülümsememiz de bir oldu!
Sonunda Tate Modern'ın içindeyim! Tate'in 1971'de yapılmış ilk interaktif sergisinin tekrar 2009'da hayata geçirmiş Robert Morris'in Bodymotionspacesthings sergisi. Sanat da etkileşime girebilir dedirten sergi aşırı ilgi nedeniyle uzatıldı. 14 Haziran'a kadar görülebilir...
Bu arada tüm bunları yapmadan önce tok girip aç çıktığınız organik delisi Borough Market'ta da oldukça yoğun sırf yemek yemeyi düşünerek geçirdiğim zaman aralığını da atlamış olmayayım. El yapımı italyan dondurmadan bahsetmiyorum bile :)

3 yorum:

seven7 dedi ki...

one of the best posts that i've ever met about thames...

berciss dedi ki...

ama ama ben Londrayı çok özledim ..:))

Adsız dedi ki...

Yazar cok tesekkurler...

Selamlar Senay