14 Haziran 2010 Pazartesi

Londra'da Gecmise Dalmak

Sahsen eski gunlerimiz ne guzeldi diye yad edip, gunu kaciran insanlari cok anliyor degilim. Ortaokul arkadas grubundan baska yeni arkadas grubu olusturmayi tercih etmeyip 20 senedir hep ve yalnizca ayni insanlarla hayatini yasamak konusu pek benlik degil...

Lakin bu sabah Londra'da 100.60'da cikan Classic FM'de Rossini'den Seville Berberi'ni dinleyince ortaokuldaki Turkce ogretmenim Akin Emre'yi hatirladim. Hic unutmam bazi gunler sinifa "Fiigarooo Figaro Figaro" diye sarki soyleyerek girerdi, bazen de derste dikkati toparlamak amaciyla soylerdi sanirim. Ne sahane bir ogretmendi gercekten, yaraticilik derya olsun aksin isterdi. 1-2 sene sonra Ankara'da dolmus (evet istanbul'daki minibuse Ankara'da dolmus deniyor) sirasinda karsilasmistik. Keske bilgilerini almayi akil etseymisim, ancak o zaman e-posta, cep telefonu, facebook vs de yoktu ki...
Hayat iste sizde iz birakmis insanlarin uzerinden milyonlarca dakika gecse de, arada 1000lerce kilometre olsa dahi silinmiyor ne mutlu ki...
Eh Seville Berberi'nde o bolumu ortaokuldaki Turkce ogretmenime saygiyla ithaf ediyorum... Figaroo Figarooo....

1 yorum:

Curious Global Cat dedi ki...

İnanılmaz... Akın Emre benim de lisede edebiyat öğretmenim olmuştu. Dediğin gibi çok şeker, dünya tatlısı ve aslında belki de bizim gibi ergenlik çağında çocukların kıymetini gereğince bilemediğimiz de bir hocaydı... Hatırlattığın ve yüzüme bir gülücük kondurduğun için teşekkürler :)