1 Kasım 2009 Pazar

Londra'da Yuzyillik Arabalarin Sergisi

1930'da kurulmus olan Veteran Car Club'in eski araba sergisine Londra'nin en bilinen alisveris caddelerinden Regent Street'te rastlayinca hemen fotograf makinelerine sarildik haliyle... Ilginc olan, bu aktiviteye Ferrari'nin magazasindan ciktiktan hemen sonra rastladik! Ve son arabayi da inceledikten sonra Ferrari kullanacagima bu ozel arabalardan birini kullanmayi tercih ettigime kesin karar verdim!


Arabalar 1898'den, 1901'lerden. Cogunukla fransiz yapimi. Avrupa'nin dort bir yanindan aileleriyle gelen araba sahipleri de (Elbette sahane tasarim arabalarina atlayip gelmisler...)  arabalari kadar ilgi cekiciydi. Ustelik sohbete oldukca aciklardi. Eski arabalar hakkinda sahiplerinden herseyi ogrenebileceginiz bir ortamda bulunmak paha bicilmez ;)
Neredeyse izleyenlerin zehirlenerek bogulmasina neden olacak olan komurlu araba...
 
Izleyen herkesin hayran kaldigi kadin sofor!
 
 Sherlock Holmes'lar...



 
Tum eski arabalarin yag damlatmalarinin normal oldugunu dusunurseniz, Castrol'un sponsorlugunun oldukca basarili oldugunu belirtmek lazim.
 

 

 

 
 Jane...
 



Ilginizi Poppy'ler (arabalarin ve insanlarin yakalarinda gordugunuz gelincikler) cektiyse hikayesi; Ingiliz Kraliyet Lejyonu'nun (The Royal British Legion) yardim projesi kapsaminda satisa cikardigi igneler. 2009'daki yardim ettikleri kisiler Afganistan'da sehit olan askerlerin aileleri. 2009'un basindan bugune kadar £379,321 topladiklari dusunulurse Ingilizlerin sehitler konusunda oldukca hassas olduklarini soyleyebiliriz sanirim...

26 Ekim 2009 Pazartesi

Londra'da Ferah Salonda Canli Muzik

Londra'da oylesine yururken bile gozlerinizi acik tutmanizi oneririm... Malum sehrin herhangi bir kosesinde sessizce olup biten yaratici aktivitelere rastlayabilirsiniz.
Nehir kenarinda koltuklarinda oturabileceginiz kumdan bir salon ortasinda bir gitarist ve kumdan koltuklarda rahatca takilan insanlar... Ha bir de "fotografimi cektiysen kovaya para at" yazisi'na ne dersiniz? Londra'da yaratici olan herkese ekmek var ;)


18 Ekim 2009 Pazar

Londra Sokaklari ve Performanscilari

Londra ile Istanbul arasindaki en buyuk farklardan biri suphesiz ki icerisinde yasayan insanlarin ruhani yapisi... Dusunun ki Istanbul Taksim'de yuruyorsunuz, kenarda iki saksi arasinda dizleri bükük, başi ileride, çömelmiş bir durumda olan bir insan gordunuz. Ilk tepkiniz normal olmayan birini gordugunuz icin buyuk ihtimalle uzaklasmak olur.
Lakin Londra'da durum farkli... Bu sekilde unlu olabilir, bedava dagitilan metro gazetelerinde fotografiniz yayimlanabilir ve sonunda yalniz "arka tarafinizi" gorup, sanatinizdan etkilenen hayranlariniz olabilir... Kanit istiyorsaniz iste asagida;

Londra ile Istanbul arasindaki farklara ilerleyen zamanlarda tekrar deginiriz elbet...

11 Ekim 2009 Pazar

Londra'da Bir Sergi

Bu hafta Londra'da Kingston University Faculty of Art, Design & Architecture master ogrencilerinin Oxo Tower Wharfs, Bargehouse'daki mezuniyet gosterisine gittim. Inanilmaz isler vardi. Iste listesi;
1 - Shadow Messenger
Sanirim sergiyi gezenlerin en cok etkilendigi islerden biri bu oldu... Gorselleri asagida veya detayli bilgi


2 - Andres Alegria - Viral Vendetta. En bayildigim is olmasa da goz atmaktan bir sey cikmaz ;) Sitesi

3 - David Magnier'in animasyonlari basariliydi. What is superstitious, ve improvisational story gayet eglenceli. Izleyin.


4 - Namjin Kim'in ilustrasyonlarini sevdim. Sitesi

5 - Seong Yoon Jo'nun Knockin' on Heaven's door calismasini izleyin! Sitesi

6 - Hoi Sun Kim'in It all comes back to you animasyonu sosyal icerikli ancak farkliydi. Sitesi;

7 - Miz Lucas'in ilustrasyonlari da bakmaya deger. Sitesi

8 - Robert Ladkani'nin bitirme projesine de goz atiniz. Sitesi

Daha bir cok sahane is olmakla beraber bu devirde hala web sitelerini iceren bir kartvizitleri olmadigi icin maalesef yazamadim. Ve son olarak uzak dogulular belli ki tasarim dunyasini iyice ele geciriyorlar! (Mezunlarin %80i bu ulkelerden)

7 Ekim 2009 Çarşamba

Londra'da NBA Maci izlemek?

Basketbolla en ilgisiz Avrupa ulkesi hangisi deseler cevabi mutlaka Ingiltere olurdu... Buna ragmen NBA Europe Live Tour'un Londra'ya ugramasi, NBA yetkililerinin Ingiltere'de bile basketbol sevgisinin buyuyecegine inanclarinin olmasindan sanirim.
Ilk olarak biletlerin cok kisa bir zamanda bitmis olmasi umidimizi kirsa da sansli olmaliyiz ki, davetiyelerimiz boynumuza asili, Aziz Yildirim'la ayni VIP yemek bolumunde yemek yerken bulduk kendimizi! Ve yerimizin saha icinde 2. sirada olduguna inanamayarak gercekten maca geldigimizi ancak yerimize oturdugumuzda idrak ettik! Demek Chicago Bulls - Utah Jazz macini O2 arena'da sahanin icinden izlemek de varmis...

Maci anlatacak degilim elbette, fotograflar yeterli. Ancak Mehmet Okur'a tezahurat yaptigimizi, imzali top ve t-shirt kazandigimizi, macin biraz gosteri amacli oldugunu ve Chicago Bulls'un 1 sayi ile galip geldigini de belirtmeden gecmek istemem :)
I love this game!






Her devre arasinda Amerikan kafasina girmek de kotu gelmedi degil...



Dunyayi Kurtaran Adam karakterlerini aratmayan Chicago Bulls maskotu



Amigo kiz sovlarini mac aralarinda reklam girmesi nedeniyle bir turlu izleyemeyenlerdenseniz;





1 Ekim 2009 Perşembe

London Eye Ve Civari

Bu kadar zamandir Londra'da olup da bir kere bile London Eye ve civari uzerine yazmamis olmak biraz garip, dogrudur.
London Eye'a gitmek icin once Thames kenarina inilir ve Queen's Walk'tan yurumeye baslanir. Eger enerjiniz ve vaktiniz varsa London Bridge'den baslayarak yuruyebilirsiniz. Yaklasik 25-30 dakikada London Eye'in oldukca yakinindaki Waterloo Bridge'e ulasabilirsiniz..
Waterloo Bridge altindaki South Bank Book Market'a gitmezseniz olmaz. Burasi, Londra'nin tek acik hava 2. el kitap pazari! Kitaplarin disinda, eski haritalar hatta Italyan bir ressamin antika Istanbul cizimini bile bulmaniz mumkun. Kitap pazari yagmur camur demeden hergun acik...



Eh tabi Queen's Walk'tan London Eye'a dogru devam ederken solunuzdaki grafiti kapli kaykay alaninda en azindan bir kac dakikanizi ayirmadan gecmeyin. Sansliysaniz super cool kaykaycilara rastlayabilirsiniz...

Arada yorulup da oturup dusunmek isterseniz;

Oralara kadar gitmisken Aquarium'a ugrayip deniz yaratiklarina goz atabilirsiniz. Giris 15 yas uzeri icin 16 pound. Sahsen London Eye'a ayni parayi vermektense burayi gezmek tercihimdir.

Tabi bu arada performanssiz performanscilarin da bolgeye renk kattigini iddia edebiliriz.
Gercekten komik olan sayili sovlardan...
Hang bu siralar Londra'da oldukca yaygin bir muzik aleti anlasilan. Bkz. Thames Festiva'09 7. resim.

Gordukce uzuldugumuz yalniz Donald Duck... :(
London Dungeons reklami olan anlamsiz ve kolsuz bir sey.
Sonunda Westminster Bridge'e ulasarak arkaya son bir bakis...

Ve tabi ki Big Ben!