20 Eylül 2009 Pazar

Coldplay konseri yagmurda izlenirse erinir mi?

Yagmurlu yagmursuz fark etmez her sekilde erinir, nedeni cok basit; Kim 70.000 kisi ile Londra'da yagmur altinda Coldplay sarkilari soylemek istemez?
Onden White Lies, ki en takdir ettigimiz genc Brit grubu. Daha once White Lies icin yazdigim yazi icin tiklayin.

Girls Aloud (Bu konuda yazmak bile istemiyordum lakin nasil on grup oldugunu anlamadigimiz gibi kendi muziklerine dahi eslik edebiliyorlar mi veya kendi sarkilariyla dans edebiliyorlar mi konularina da bir turlu aciklik getiremedigimiz, adlarini Girls Please Not Aloud olarak degistirmelerini onerdigimiz grup)


ve Jay-Z; sayi saydigi bolumler disinda ne dedigine kalabalik olarak cok da hakim olamadigimiz lakin super sovuyla kalbimizi tekrar tekrar fetheden Jay-Z, Coldplay sahnedeyken surpriz bir duet yaparak bir kez daha takdir ettigimiz kisi... ("appreciate" Jay-Z konseri boyunca en cok kullanilan kelime)


Detaylara gelecek olursak Wembley Stadium'da 70.000 kisi oldugumuzu soylemis miydim? Asagidaki resim kalabalik konusunda bir fikir verir sanirim...
Konser i-na-nil-maz-di!!! Yagmur hic durmadan 1 saat boyunca yagdi ve bu yaziyi yazarken hala kiyafetlerim kurumamisti...
Hafif bir nezle kaptik ama degdi ;) Dunyanin en mutevazi, ve en iyi sahane performansina sahip grubunu da boylece sectik; Coldplay.
Iste fotograflar;



Milyonlarca kelebek....
Sahne iste boyle terk edilir...

Ah evet yagmur... Cok islandigimizi belirtmis miydim ;)

Onlarca sari balon...

Coldplay'in muhtesem muzigine tuz biber olan muhtesem goruntu sovlarindan bir kare

Evet 10larca :)

Malum turun adi VIVA

Stadyumdan atilan havai fisekler

15 Eylül 2009 Salı

Thames Festival'09

Thames Nehri'ni sevelim, nehir kulturel hayatimizin onemli bir parcasini olusturmakta one gore onemini bilelim fikrinden cikan festival, her sene eylul ortasinda gerceklesmekte. Soylenecek cok da birsey yok aslinda. Londra'da her milletten insani barindirmasi nedeniyle renkliligi insan cesitliliginden gelen 2 gun suren super hareketli, ancak arkadaslarinizla sakin sakin vakit gecirmek isteyeceginiz bir festival.
Oneri: Seneye katilacak olursaniz cimlere rahatca oturabileceginiz, topraktan ve nehirden gelen serinlikten sizi koruyabilecek bir kiyafet giyiniz.
Fransiz alev kimyacilari Compagnie Carabosse'nin enstalasyonlari ve nehirden atilan havai fisekler festivale damgasini vurdu elbette. Kanit isterseniz iste fotograflar;


Ilk olarak dikkatimi ceken guzel bir fikir. Icinde gercek insanlar olan bir juke box cocukken belki sizin de aklinizdan gecmistir. Iste tam da "adamlar yapmis abi" diyecegimiz bolum burasi :) Sagda buyutulmus gordugunuz panelden para atip sarki secmeniz yeterli. Grup sizin icin aninda caliyor... Yeni fikir arayanlara duyurulur :)



Tower Bridge
Swing Alani

Super Gida Hindistan Cevizi ;)

%100 Turk uretimi deri cariklar

Hang da ne demeyin, yukarida calinmisi var...

Cesitli otlar

Lovely kelimesini kullanmayana Ingilizce biliyor denmiyor, duyurulur...

Kore gosterisi...
Fransiz Compagnie Carabosse'nin Tate Modern onundeki ates enstalasyonlari...




Thames Nehri'nden atilan Havai Fisekler;





13 Ağustos 2009 Perşembe

BBC Proms'a gitmeden olur mu?

Cevap bariz elbette olmaz! Hala gitmediyseniz hemen kokos ve pahali muzikalleri bir kenara birakin ve asagidaki bilgileri iyice absorbe edin. 12 Eylule kadar vaktiniz var, yetisemezseniz artik seneye!
BBC Proms'un 95 aktivitesinin 76'si Royal Albert Hall'de gerceklesmekte.
  • Ilk olarak Royal Albert Hall Mart 1871'de acilmis.
  • 7.000 kisi kapasiteli.
  • Konser zaten oyle ama binanin ici de inanilmaz! Havayi biraz koklamak isterseniz asagidaki resimlere bir goz atin.

  • Yesil olarak gordugunuz uzun borular zamaninin en buyuk organ aleti. Ismi "Henry Willis Organ" ve cikardigi sese "Jupiter'in Sesi" denmis. Dinlediginizde gercekten de ismiyle mustesna oldugunu anlayacaksiniz, bunun icin ta Jupitere gitmeye gerek yok, hayal gucunuzu calistirmaniz yeterli...
  • Bina 6 milyon kirmizi tugla ve 80bin dekoratif kiremitten olusuyor. Yani bayagi bir sasali...
  • Yeterince etkilenmediyseniz 70milyon pound harcanarak ve elbette Ingiliz Mirasi olarak adlandirilan kurumun onayiyla yenilenmis...
  • Bir de fotograflarin cekildigi aktiviteden bahsedeyim, ilk olarak kadin bir orkestra sefi izlemek zaten bayagi etkileyici olan sahne goruntusunu daha da estetik bir hale getirdi.
  • Muzik BBC Senfoni Orkestrasi'ndan.
  • Bir de ilk kez bu kadar Ingiliz'i bir arada gorduk Londra'da... Normalde ozellikle turistik bolgelerde, sokakta ingilizce konusuldugunu duymanin bile luks olabildigi bir sehir malum Londra. Ancak bu aktivitede bizden baska Ingiliz olmayan kimseye rastlamadik.
  • Son olarak sunu da bir kez daha hatirladik ki dunyanin her yerinde, bulundugu ortamin neresi oldugunu umursamayan kaba insanlar bulunmakta. Ici findik disi cikolata kapli olan atistirmaliklarin icindeki findigin agizda cikardigi ses sizi, disindaki posedinin cikardigi hisirti bizi yakti. Keske vucut dili ile tepkimizi belli etmeye calismak yerine "Insanlari konser sirasinda sekerleme ile beslemeyin pankartlari" hazirlayip acsaymisiz...
  • Bilet ve detayli bilgi almak icin tiklayin.



26 Temmuz 2009 Pazar

Dogu-Ruh Sentezi

Londra'da yagmur camur demeden gezmek bir yaz klasigi, aksi halde gunun 1-2 saati disinda devamli cok da genis olmayan Londra evlerinde butun gun kitap okuyup, film izleyerek tum haftasonunu gecirebilirsiniz. Lakin kim o kadar entel olmak ister ki!!!

Iste kafamizda bu dusuncelerle ne zamandir Londra'nin dogusunun kendine ozgu ruhunu icimize cekmedigimizi fark edip, bisikletlerimize yan gozle bile bakmadan (bisikletle yagmura yakalanmak cok da eglenceli olmuyor) Brick Lane'den baslayacak "East London" turuna basladik.

Ilk olarak Michael Jackson'un olumunden ilham alan dunyanin dort bir yanindan olan sanatcilarin islerinin toplandigi bir sergiye rastladik. Ve evet yine duygulandim itiraf ediyorum, hormonlar is basinda... Sergi 3 Agustos'a kadar Draft Walk Gallery'de (E1 6QL) devam ediyor, buralardaysaniz kacirmayin, Vincenzo Balsamo'nun eserlerine ekstra dikkat edin!



Bu bolgede gece gunduz devam eden partilerin kacinilmaz sonucu olan mesaj "Dogu'da yasa genc ol!" Yasasin ergenlik kafasi!



Ozgurluk?












Bunun disinda, bisikletini bateriye ceviren, entarisini uzerine gecirip sokak pazarini kolacan etmeye gelen, latin muzigi calip sizi neselendirmezsem olmaz diyen insanlarin disinda, bir de duvarlar ve duvar uzerindeki calismalar vardi tabi...



Londra'da bisiklet fiyatlarindan hic bahsetmis miydim? Iyi bir bisiklet icin 150-200 poundu gozden cikarmaniz lazim.

























Eh katildigimiz her sene 1 kere gerceklesen geleneksel Paul'un piknik aktivitesi, Hoxton Square'de atistirma ve tek basina yenilemeyecek kadar guzel olan bir profiterolu paylasmismak bu kadar gorsel oge sonrasindaki yorgunlugu aldi mi dersiniz?

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Londra'da Bos Zaman Gecirilebilir mi?

"Isten yorgun argin ciktim, eve gidip televizyonu acip dinleneyim" gibi dusuncelere sahipseniz, Londra hayatinin yarisini es geciyorsunuz demektir...

Ilk gittigim opera olmasi nedeniyle gonulden bagli oldugum La Traviata'nin Royal Opera House'da sahnelendigini ogrenip de bilet bulamadigimda yasadigim uzuntu, La Traviata'yi piknik yaparak, cimlerin uzerinde, canli yayinda, ustelik dev ekranda izleme olasiligimin oldugunu ogrenince bir anda yok oldu...

O gun gelince 30 derecelerde sicaktan bunaldigimiz bir gunde Canary Wharf'un yolunu tuttuk, piknik icin hazirlik olarak market alisverisini yaptik ve cimlerde yerimizi aldik.

Piknik + opera gunlerinde bolca Pimm's ve sampanya-cilek tuketilmekte. Katilimci yasi gercekten 7den 70e. Yer bulmak oldukca zor Sevilla'nin Berberi icin bu sefer daha da erken gelip yer tutulacak. Piknik kulturunde mangal da var ancak operanin yanina meze yapilmamis. Hersey sakin, Violetta ile Alfredo'nun imkansiz aski biraz icimizi burkmakta o kadar...

KPMG bircok kisinin calismak icin hayalini kurdugu bir yer olabilir ancak aktivite esnasinda La Traviata'nin gosterildigi sahnenin arkasinda kalan bina olmanin disinda bir ozelligi bulunmamaktaydi...